ONLINE İŞLEM MERKEZİ

logo.png

Dünyada, 2000 yılında 58,5 milyon ton olan tavuk eti üretiminin yüzde 62’lik artışla 2014 yılında 95,3 milyon tona ulaştığını açıklayan HasTavuk yönetim kurulu başkanı Müjdat Sezer, “Dünyada hızla artan nüfusun dengeli beslenmesi ve hayvansal protein ihtiyacının karşılanması için bu artışın önümüzdeki yıllarda da devam edeceği beklenmekte”dedi. Öyle ki 2030 yılında dünyada en fazla kümes hayvanları et üretiminin artacağı ve üretimin 143.3 milyon ton olarak gerçekleşeceği öngörülüyor. Türkiye’de de benzer bir trend söz konusu. 2000 yılında 662 bin ton olan Türkiye piliç eti üretiminin 2014 sonunda 1 milyon 942 bin tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Yumurtacılık dahil sektörde kayıtlı 18 bin kümesle üretim yapılıyor.  5 milyar dolar büyüklüğe sahip olan sektör, 600 bin kişiyi istihdam ediyor. Yumurtacı, etçi ve fason üretim yapanlarla birlikte yaklaşık 4 bin 500 işletmenin faaliyet gösterdiği sektördeki oyunculardan biri de 2015 yılının yıldızı parlayan firması, HasTavuk. 

2013 yılında İSO İkinci 500 listesinde 88’inci sırada yer alırken 2014 yılında 1. beşyüz  firma içinde 250 de yer aldı. Bu çıkışıyla Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerinden biri oldu. 

Şirket, ‘Anadolu 500’ araştırmasında da ‘Cirosunu en çok artıran şirketler’ sıralamasında ikinci sırada yer alarak dikkatleri üzerine çekti. Bugün 1400 kişiye istihdam sağlayan HasTavuk, 2013 yılında 178 milyon TL olan cirosunu geçen yıl 401 milyon TL’ye çıkardı. 

PROFESYONELLER YÖNETİYOR

Bugün;  Bursa, Eskişehir-Sivrihisar, Balıkesir-Susurluk illerindeki idari noktalarından yönetilen HasTavuk’un, 33 noktada damızlık ve yarka tesisleri, 3 yem fabrikası, 2 kuluçka üretim tesisi, 1 kesimhanesi var. Bursa, Eskişehir, Afyon ve Balıkesir illerinde toplam 42 noktada faaliyet göstermekte. 

Has Tavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, şirketin kuruluşundan bugüne geçen süreci şöyle anlatıyor: “1972 yılında Sezer ve Yılmaz Ailelerinin ortak iş yapma kararıyla ortaya çıkan HasTavuk şirketi,  yem bayiliği ardından yumurta işiyle sektöre giriş yaptı. Bir taraftan araziler alıp yatırıma başladı.1982 yılında ilk kez yurt dışından kendi damızlıklarımızı getirerek, geçen yıllar içinde hiç durmadan kapasitesini arttırdı, büyüdü.2003 yılına kadar şirket yönetiminde, işin içinde yer alan yönetim kurulu, 2003 yılında bayrağı çalışanlarına teslim ederek profesyonel yönetim şekline geçti, diye belirten Müjdat Sezer “2003 yılında aldığımız bu kararın, bugün çok doğru bir karar olduğunu gördük”dedi. 

TAM ENTEGRE TESİS

Şirket, yumurtalık ve etlik damızlık yumurtadan yumurtalık ve etlik civcive, yarkadan yem ve tavuk eti üretimine kadar tavukçuluğun her alanında faaliyet gösteriyor. Yılda 40 milyon yumurtalık civciv, 80 milyon etlik civciv, 100 bin ton beyaz et üretim kapasitesine sahip olan Has Tavuk, sektörde 43 yıllık bir geçmişe sahip. ‘Has Tavuk’ markasıyla beyaz et üretimine ise iki yıl önce geçti. Uzun yıllara dayanan damızlıkçılık faaliyetlerinde HasTavuk’un piyasayı belirleyen işletmelerden biri haline geldiğinden bahseden Sezer, şöyle devam ediyor: “Beyaz et üretimine girişimizi önceden planlamıştık. Tam entegrasyon için böyle bir atak yapma zamanı gelmişti. Önümüzdeki yıllarda Türkiye beyaz et sektöründe; hem iç pazar, hem de bölgesel olarak Avrupa ve Ortadoğu pazarları için öne çıkacak. Bu sebeplerden dolayı gerçekleştirdiğimiz yatırımla işletmemizi daha entegre bir yapıya kavuşturduk ve beyaz et sektörüne girdik.”dedi. 

KURU KESİM TEKNOLOJİSİ

Has Tavuk beyaz et üretim tesisi Balıkesir – Susurluk’ta yer alıyor. Beyaz et sektöründe elini güçlendirmek için son teknolojiye yatırım yapan şirket, tavukçuluk sektörünün ‘altın buluşu’ olarak adlandırılan ve dünyada üç firmada bulunan ‘aeroscalder’ kuru kesim teknolojisini Türkiye’ye ilk getiren firma oldu. Bu teknolojiyle, ürünler el değmeden, sulu ortama sokulmadan, birbirine temas etmeden ve hava akımına tabi tutularak, herhangi bir enfeksiyona sebep vermeyecek şekilde, bire bir işlem görerek üretiliyor.  Daha temiz, daha hijyenik ve daha sağlıklı üretim gerçekleştirilirken, bu üretim şekliyle büyük miktarda enerji ve su tasarrufu da sağlanıyor. Tesisin çevreci yönüne vurgu yapan Sezer, “Kesim sonrası kasların sertleşmesini önleyen, etin daha yumuşak ve daha lezzetli olmasını sağlayan başka teknolojileri Türkiye’de ilk kullanan firmayız” diyor.

26 ÜLKEYE İHRACAT

Sektördeki çoğu firma Ortadoğu ve Irak pazarına ihracat yaparken, Has Tavuk bu pazarların yanı sıra Afrika ve Türki Cumhuriyetlere de ağırlık vermiş durumda. Üretiminin yüzde 25 – 30 ‘unu ihraç eden şirket, 26 ülkeye ihracat yapıyor. Bu yılsonunda ihracat yapılan ülke sayısının 30’a çıkarılması hedefleniyor. Yakın vadede özellikle Afrika pazarının önem kazanacağını öngören Sezer, “Çünkü Afrika, yetersiz kaynaklarıyla hayvansal proteine ihtiyacı olan insan kitlesi oranına baktığımızda çok farklı bir portföy sergiliyor. Tabi imkan ve kaynakları açısından baktığımızda Irak gibi derin bir pazar değil ama daha sığ, daha düzenli bir pazar olduğunu gözlemliyoruz” diye ekliyor.

Bu yıl Lübnan ve Katar’a Türkiye’den ilk defa tavuk ürününü HasTavuk ihraç etti. Afrika’da ise Nambiya ve Etiyopya’ya satış gerçekleştiren şirketin hedef pazarları ise AB ülkeleri ve Japonya.

2013 yılında 17.5 milyon dolar olan ihracat rakamını geçen yıl 33 milyon 527 bin dolara çıkaran Hastavuk’un bu yılki ihracat hedefi 40 milyon dolar. 

İLK 250 FİRMA ARASINA GİRDİ

Tüm Tüketicileri Koruma Derneği (TTKD) tarafından 2014 yılında hiç şikayet almayan ve tavsiye edilen marka seçilen Hastavuk, yurtdışından da bir ödül aldı. Londra merkezli European Business Awards’ın (Avrupa İş Ödülleri), global yarışmasında ‘Sektöründe Türkiye’nin Milli Şampiyonu’ ilan edildi. Geçen yılki cirosuyla İSO 500 listesinde ilk 250 firmaya firma arasına girmeyi başaran şirket,  Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın geçen yıl gerçekleştirdiği ‘250 Büyük Firma’ anket çalışmasında 88’inci sıradan 29’uncu sıraya yükselerek Bursa’nın en büyük sanayi kuruşları arasına girdi. 

BAŞARININ SIRRI

HasTavuk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, “HasTavuk’un başarısının altında yatan doğru zamanda, doğru kararların alınması ve doğru ekiple çalışılması diyebilirim.  Elbette bunun yanında kullandığımız teknoloji,  taviz vermediğimiz kalite, hijyen gibi konular var. Ama en önemlisi halkımızın kısa zamanda markamızı benimsemesi. Markamıza duyulan güven için sizin aracılığınızla tüm halkımıza teşekkür ederiz”dedi.