ONLINE İŞLEM MERKEZİ

logo.png

Şahin AYDEMİR  "39 yıllık bir firma olarak, hep ilkleri ve yenilikleri yapıp sektöre öncülük etmeyi adet edindik. Öncü olma özelliğimizi yine devam ettirmeyi amaçlıyoruz."dedi. (Hastavuk A.Ş. genel müdürü Şahin Aydemir ile yapılan röportajdır) Kısa bir özgeçmişinizi öğrenebilir miyiz? 15.02.1966 yılında Eskişehir ili, Sivrihisar ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Eskişehir’de tamamladı. Üniversite eğitimini Atatürk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme bölümünde başlayıp yatay nakille geçiş yaptığı Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünde tamamladı. Üniversiteden 2.’lik derecesiyle mezun olan Aydemir, daha sonra Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İşletme Yönetimi mastırı yaptı. Durumsallık yönetimi konulu teziyle mastırını üniversite 1.’lik derecesiyle bitirdi. Profesyonel iş hayatına, sınai gazlar ve otomotiv sektörlerinde pazarlama ve ticaret müdürlükleri yaparak uzun yıllar devam ettirdi. 1994 – 2002 yılları arasında HasTavuk A.Ş’de pazarlama ve ticaret müdürlükleri yaptı. Şahin Aydemir 2003 yılından beri HasTavuk şirketinde Genel Müdürlük görevini aktif olarak yürütmektedir.İşletme yönetimi ve pazarlama yönetimi üzerine araştırma, yazı ve eserleri mevcut olup, bu konularda ve yine sektör analiz yöntemleri, durumsallık yönetimi, işletme yönetim yaklaşımları konularında profesyonel danışmanlık şirketleri ile çeşitli üniversitelerde eğitim ve seminerler vermiş, programlar yapmıştır. 1993 yılında hayatını Sema Aydemir ile birleştiren Şahin Aydemir’in 1996 doğumlu Yağmur ve 2001 doğumlu Uğur adında 2 çocuğu vardır. Hastavuk\\\\\\\'un kısaca bir özgeçmişini öğrenebilir miyiz? 1972 yılında Bursa’da kurulan Hastavuk A.Ş. Şu an yumurtalık civcivde Türkiye üretiminin %70’ini karşılayan, yıllık 160.000.000 kuluçka kapasitesiyle hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın tek çatı altında en büyük kuluçkahane kapasitesine sahip damızlıkçı firmasıdır. Damızlık yumurtadan, yumurtalık ve etlik civcive, yarkadan yem üretimine kadar, tavukçuluğun her alanında faaliyet göstermektedir. Müşteri memnuniyetine yönelik çalışmalarla, hijyene verilen önemle 3 kez dünya mükemmellik ödülünü almış, kalitesini Iso 9001 ve Iso 22000 ile belgelendirmiştir. Bursa, Afyon ve Eskişehir Sivrihisar’da kurulu idari noktalardan yönetilen Hastavuk’un Bursa ve Sivrihisar’da 2 yem üretim fabrikası ve 2 kuluçkahanesi mevcuttur. Bugün 1 milyon m2 arazi üzerinde 29 ari noktada 500’e yakın çalışan personeliyle sektöre hizmet vermektedir. Başlıca damızlık tesisleriniz nerelerdedir? Bursa’da; İrfaniye, Yenişehir, Yunuseli, Çakaldere, Gökçeköy, Trilye, Gemiç, Orhaniye, Taşpınar, Söğütlüçeşme, Seyran, Harmanlı ve Hürriyet. Eskişehir’de Sivrihisar, Paşakadın, Kertek, Kepen, Yeniköy, Gülçayır, Havaalanı, Ümraniye, Yeşilköy. Afyon’da Emirdağ ve Benliyaver, tesisleridir. Ürünleriniz nelerdir? Lohmann LSL- Beyaz Yumurtalık Civciv, Lohmann Kahverengi Yumurtalık civciv, Lohmann Lite Yumurtalık Civciv, Kuluçkalık Yumurta (LSL,LB,LITE), Etlik Kuluçkalık Yumurta / Etlik Civciv Yarka ve Konsantre Yem Sahaya ne şekilde hizmet veriyorsunuz? Sahaya hizmet anlamında düşündüğümüz öncelikle sahayı bilgilendirmek. Çünkü bilginin doğru kullanıldığında hem üreticilere hem ülke ekonomisine ciddi anlamda avantajlar sağlayacağı düşüncesindeyim. Bu anlamda bizim yaptığımız bilgilendirme desteklerini bir kaç şekilde ele alıyoruz. Sahada ticari anlamda yaptığımız bilgilendirme, sahada gelişmeyi sağlayacak, yeni pazar yaratma, yeni ürünlerin oluşumu, sattığımız ürünlerin veya bizden mal alan üreticilerimizin sattıkları ürünleri daha değerli bir şekilde nasıl satabilecekleriyle ilgili eğitimler veriyoruz. Sadece yeni pazarlar yaratma noktasında değil, elimizdeki mevcut pazarları daha verimli nasıl kullanabiliriz, nasıl marka olunabileceği konusunda zaman zaman seminerler şeklinde, zaman zaman da birebir bölgesel veya firma bazında yaptığımız toplantılarla destekler veriyoruz. Hatta bazı üreticilerimiz bizden markalarını oluşturma konusunda, yeni pazar stratejileri konusunda veya reklam konularında eğitim çalışmaları istiyor, onlarla bire bir çalışmalar yaparak bu konuda desteklerimizi veriyoruz. Ve ne mutludur ki bu yönüyle eğitim verdiğimiz birçok müşterimiz bugün pazar yapılarını güçlendirmiş ve marka olma konusunda çok ciddi adımlar atmışlardır. Diğer bir noktada yurtdışı pazarlar, yurtdışı pazarlarda etkinliğin nasıl sağlanabileceği konusunda eğitimler veriyoruz. Bu noktada bütün sektörü bilinçlendirmeye ve bunun bir çıkış olduğunu görmesi için çalışmalarımız devam ediyor. Artık klasik yumurta üreticisi veya klasik et üreticisinin felsefesiyle değil profesyonel üreticilerin rasyonel kararları nasıl alabileceği konusunda eğitimler veriyoruz. Yurtdışı deneyimlerimizi onlarla paylaşıyoruz. Bu da sektörde ciddi bir gelişme sağlıyor. Bunun yanında müşteri teknik danışmanlığı ve bütün üretim kadromuz sahadaki müşterilerimizin aldığı üründen verimlilik anlamında daha fazla yararlanması için ne gerekiyorsa destek veriyoruz. Bu konuda zaman zaman büyük seminerler veriyoruz. Zaman zamanda her müşterinin kendi kümesine gidiyoruz. Kümeslerdeki sorunları yerinde saptıyoruz ve çözümler buluyoruz. Artık üretim maliyetleri çok yüksek, yem rasyonlarından, sürü sağlığından sürü managementından koruyucu hekimliğe kadar bir dizi yapılacak tedbirlerle maliyet minimizasyonu üretimde çok önemli bir noktaya geldi. Bu noktada neler yapabiliriz ve üretimcilerimizin neler yapabileceği konusunda da tecrübelerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Üretim yaptığımız bölgelerde şirketimiz halkla ilişkiler departmanının organize ettiği, ses getiren sosyal etkinlikler gerçekleştiriyoruz.. Firmanızın sektöre bakış açısı nedir? Sektörün çok büyük ve dinamik olduğunu düşünen bir yapıya sahibiz. Bu yönüyle sektörün broiler ve yumurtacı olarak ikiye ayrılması gerektiği ve broiler sektörünün organize ve entegre yapısının oturduğunu görmekteyiz. Bu organize ve entegre yapının profesyonelliği de beraberinde getirdiğini görmekteyiz. Bu anlamda gerek sosyal çalışmalarda gerek lobicilik faaliyetlerinde gerekse ticaret konularında daha rasyonel kararlar alabilmek ve organize olabilmek önemli hale gelmektedir. Ama yumurtacı kanalında bu biraz daha sınırlıdır, çünkü daha yaygın bir üretim yapısı vardır. Bu yaygın yapıdan dolayı organize olma, bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetlerinden üreticiler etkin yararlanamamaktadır. Bu noktada Hastavuk olarak biz üreticilerimizin eksiklerini doldurmaya ve sektörün profesyonel ve rasyonel davranış tarzını geliştirmesiyle ilgili çalışmalarda etkili rol oynamaya çalışıyoruz. Sektörün Boşlukları nelerdir?: Türkiye’de ürettiğimiz ürünlerin gerçek değerlerini fonksiyonel özelliklerini iyi anlatamadığımız ve bunları iyi pazarlayamadığımızı düşünüyoruz. Hem yurtiçinde hem yurtdışı pazarda ürünümüzü satıyoruz ama bize göre değerinin altında satıyoruz. Değerinin üzerinde satmak için ya fonksiyonel özellikleri arttırarak ilave katma değerler yaratmamız gerekir veya pazarlama stratejilerimizde halkın bilinçlendirilmesiyle tüketim miktarını ve tüketim kalitesiyle beraber satış fiyatlarımızı da belirli bir seviyeye çekebileceğimiz inancındayız. Ürün çeşitliliğinizde ve gelecek ile ilgili çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Şu an itibari ile yumurtalık civciv, etlik civciv, yarka, yem ve yem konsantreleri olarak üretimlerimiz devam etmektedir. Gelecekle ilgili çalışmalarımızda; yeni üretim teknolojileri ve ari bölgelerle daha kaliteli üretim yapan ve müşterisiyle omuz omuza yürüyen bir işletme olmak düşüncesiyle yeni yatırımlarımızı kalite ve verimlilik üzerine yapmayı planlıyoruz. Sektörel sıkıntılarınız ve pazar zorluğunuz var mı? Bu sorunların çözülebilmesi için sizin çözüm yollarınız nelerdir? Sektörel sıkıntılarımızın en önemlisi yumurtacı sektöründe klasik davranış modeliyle hareket etmek, profesyonel yönetim ve üretim tekniklerini kullanmamıza rağmen profesyonel pazar yaratma ve ürünümüzün fonksiyonlarınızı tüketicilere anlatamadığımızdan aktaramadığımızdan ötürü pazardan tam olarak yararlanamadığımızı düşünüyorum. Lobicilik veya sivil toplum kuruluşları faaliyetlerinde yer alarak bu özelliklerin daha da ön plana çıkarılabileceğimizi düşünüyoruz. Devletten beklentileriniz nelerdir? Devlet özellikle son yıllarda dış ticarete çok ciddi önem vermeye başladı. İç pazardaki belirleyici noktalarda, yatırım kararları ve süreçlerinde biraz bürokrasinin uzadığı veya bazı konuların farklı kararlarla bekletildiğini görmekteyiz. Ama eskiye göre çok ciddi gelişmeler kaydedilmektedir. Dış ticaretle ilgili teşvik ve destek konularında sektör temsilcileriyle birlikte karar vermenin, devletle ortak projeler yürütmenin önemli olduğunu düşünüyorum. İhracata ne zaman başladınız? İhracatla ilgili problemleriniz ve beklentileriniz nelerdir? 1996 yılından bu yana ihracat yapmaktayız. Özellikle ihracat 2000’li yıllarda ivme kazanmaya başladı. Bugüne dek 22 ülkeye ihracat yaptık. Önemli olan ihracatta sürekliliktir. Hastavuk hangi ülke pazarına girmişse bu ülke pazarında kalıcı olmuştur. Çünkü aynı Türkiye’de olduğu gibi dış müşterisine de satış öncesi ve sonrası hizmeti mevcuttur. Kalite ihracatta da en öncelikli prensibimizdir. İhracatla ilgili sorunlarımızın en başında bürokratik sorunlar gelmektedir. Bürokratik sorunlar derken, özellikle ülkeler arasında uygulanan sınırlamalar, vergi mevzuatları ve çifte vergilendirmeler sektörün önünü kapamaktadır. Gerek Mısır, gerek Rusya ve AB gibi pazarların sadece siyasi nedenlerle veya bürokrasideki küçük anlaşmaların yapılamamasından kaybedildiğini düşünüyoruz. Mesela Mısır’da serbest ticaret anlaşmasında kanatlı hayvanların yer almamış olması bu ülkeye ihracat yapamamamıza neden olmaktadır. Hastavuk olarak bizim ihracat yapmış olmamız sektör için bir anlam ifade eder ama bu ülkenin potansiyelini değerlendirdiğimiz zaman sektörün her kademesinde her insanın o ülkeye gönderebileceği bir mal mevcuttur. Şu anda ikili anlaşmalarda kanatlı ürünlerin yer almamasından dolayı bu gerçekleştirilememektedir. Hedefleriniz? Sektörde ki Farkınız? 39 yıllık bir firma olarak, hep ilkleri ve yenilikleri yapıp sektöre öncülük etmeyi adet edindik. Öncü olma özelliğimizi yine devam ettirmeyi amaçlıyoruz. Özellikle bu zamana kadar üretim, üretim teknolojisi, kalite, müşteriye sunulan hizmetler(satış öncesi ve sonrası hizmet dahil) gibi kavramları sektöre ilk getiren, ilk defa tek sürü, tek üretim, tek kümes felsefesiyle üretim yapmayı ilke edinen bir firma olduk. Bundan sonrada sektörü bilinçlendiren bilgilendiren ve sektöre devamlı fayda yaratan firma olma konusunda yine öncü olarak adımlar atacağız. Okuyucularımıza vermek istediğiniz bir mesajınız var mı? Birlikte hareket etmenin faydalı olduğu, sektörün dinamik gelişen ve daha da gelişecek bir yapısının olduğunu, gerek ülke içerisinde gerekse yakın çevremizde ki pazarlarımızda gelişmeye açık pazarların olduğunu, ürünlerimizin fonksiyonel özelliklerinin daha da geliştirilerek satılabileceğini görmekteyiz. Bu konuda eksiklerimizin birlikte hareket etmemek, koordine olamamak ve profesyonel düşünmeyip günlük menfaatlerle yola çıkmak olduğu da bir gerçek. Eğer sektörümüz günlük menfaatleri değil, uzun vadeli menfaatleri ve paylaşım ruhunu geliştirebilirse, çok kısa vadede ayakları yere basan, zaman zaman fevri dalgalanmalar yaşamayan ve uzun vadeli pazar stratejileriyle üreten-satan bir sektör haline gelecektir. Eskiden sektörün bir iletişim aracından yararlanabilmesi bile bir lükstü. Şimdi medyada yer alan ekonominin direkt aktörlerinden bir tanesi halinde sektörümüz. Bu yönüyle baktığımızda sektörün bugüne kadar ki süregelen gelişmesinin ve geldiği yerin fark edilmesi, insanlara fark ettirmelisi önemli.